Ain't

It ain't much more than a head and a heart right now, but that's all you need, don't you?

Şu an bir kafa ve kalpten başka bir şey değil ama sana da gereken bu değil mi?

He is down there now, and there ain't nothing we can do about it.

O şimdi orada,... .ve bizim konuda yapabileceğimiz hiç bir şey yok.

But you took something from me, Charlie, and that ain't right.

Ama benden bir şey aldın Charlie. Ve bu doğru değil.

Of course, I ain't a young and pretty girl.

Tabii ben genç ve güzel bir kız değilim.

I ain't never seen nothing like this before.

Daha önce hiç böyle bir şey görmedim.

And there ain't nothing you can do about it.

Ve bu konuda yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

There's something out there waiting for us and it ain't no man.

Orada bizi bekleyen bir şey var Ve o bir adam değil.

Yeah, but you ain't good enough.

Evet, ama yeterince iyi değilsin.

You're always gonna be a little boy, ain't you?

Hep küçük bir çocuk olacaksın, değil mi?

Hey, that ain't a bad idea.

Hey, kötü bir fikir değil.