Ballooned

Now, ladies and gentlemen, boys and girls, the incredible needle through balloon.

Şimdi bayanlar ve baylar, kızlar ve oğlanlar, balonun içinden iğne geçirme numarası.

There were lots of balloons and stuff but it wasn't a real party.

Bir sürü balon falan vardı ama gerçek bir parti değildi.

It's a lousy balloon, but it'll have a good crew aboard and a good skipper.

İşe yaramaz bir balon biliyorum, ama iyi bir ekibi ve iyi bir kaptanı var.

In the great green room there was a telephone, and a red balloon, and a picture of the cow jumping over the moon.

Büyük yeşil bir odada bir telefon varmış, ve kırmızı bir balon, ve ayın üstünden atlayan bir inek resmi.

All you need is a couch, a balloon and a stupid game.

Tüm ihtiyacın olan bir kanepe, bir balon ve aptal bir oyun.

Now everyone, grab some paint and find me some balloons!

Şimdi herkes bir kaç boya kapsın ve bana da biraz balon bulun.

It's like a big balloon.

Büyük bir balon gibi bir şey.

Like a balloon, and something bad happens!

Tıpkı balon gibi, kötü bir şeyler olacak!

This is my house, my party and my balloon!

Burası benim evim, benim partim ve benim balonum!

This is Buckingham Palace and that's the Golden Jubilee balloon.

Bu, Buckingham Sarayı ve bu da Altın Jübile balonu.