Banks

I've got a bank account and credit cards all from a guy who died six months ago.

Bir banka hesabı ve kredi kartı var, tümü altı ay önce ölmüş bir adama ait.

I've got a meeting with the bank this morning.

Bu sabah banka ile bir toplantım var.

But that's just it, it's not that kind of bank.

Ama sorun da bu, o tür bir banka değil orası.

He is the general manager of this bank, and I am his secretary.

O, bu bankanın genel müdürü ve ben de onun sekreteriyim.

Did she have a credit card or a bank account?

O zamanlar bir kredi kartı ya da banka hesabı var mıydı?

We don't know nothing about that bank, okay?

Bu banka hakkında hiçbir şey bilmiyoruz, tamam mı?

This is your fault, you and your stupid bank.

Bu senin hatan, senin ve aptal bankanın.

But this is different, like a bank.

Ama farklı bir şekilde. Banka gibi.

Yeah, well, it's a bank, okay?

Evet, bu bir banka, tamam mı?

The bank manager and a fat lady and her husband.

Banka müdürü ve şişman bir kadın ve kocası.