Desolator

It's so desolate I mean, it's just a great place

Çok ıssız bir yer. Yani, kısaca harika bir yer.

This certainly is a desolate place!

Burası kesinlikle ıssız bir yer!

The future. A dark, desolate world.

Gelecek karanlık ve ıssız bir dünya.

What a desolate place this is.

Burası ne kadar ıssız bir yer.

A dark, desolate world.

Karanlık ve ıssız bir dünya.

Oh, je suis desole, monsieur.

Oh, je suis désolé monsieur.

This desolate and dark" "restlessness

Bu ıssız ve karanlık" "huzursuzluk

Je suis desole, madame.

Je suis desole, madame.

I suddenly felt weak and desolate.

Aniden güçsüz ve çaresiz hissettim.

Another night of desolation and solitude

Bir keder gecesi daha ve yalnızlık