Internally

Oh, yeah, great, you're an international man of mystery, but I'm not you, all right?

Evet, güzel, sen uluslararası gizemli bir adamsın ama ben sen değilim, tamam mı?

Ladies and gentlemen, welcome to Los Angeles International Airport.

Bayanlar ve baylar. Los Angeles Uluslararası Havaalanına hoşgeldiniz.

Welcome to Los Angeles international airport.

Los Angeles Uluslararası Havaalanı'na hoş geldiniz.

Two broken ribs. Collarbone. Several fingers, broken nose, ruptured spleen, internal bleeding.

İki kırık kaburga. köprücük kemiği. bir kaç parmak, kırık bir burun, yırtılmış dalak, kanama.

I became an international star just a few years ago.

Bir kaç yıl önce uluslararası bir yıldız oldum.

Jack is an international fugitive, and he's wanted, not just by our country, but by every country.

Jack, uluslararası bir kaçak ve sadece bizim ülkemiz tarafından değil tüm ülkeler tarafından da aranıyor.

So, this morning we have a new director of internal security,

Bu sebeple, bu sabah yeni bir dahili güvenlik yöneticisi atadık.

Ladies and gentlemen, welcome to Hoover International Airport.

Bayanlar ve baylar, Hoover Uluslararası Havalimanına hoş geldiniz.

An international arms dealer and a very, very bad man.

Adam uluslararası silah satıcısı ve çok çok kötü biri.

This is an international emergency.

Bu uluslararası bir acil durum.