Jane

But this brilliant woman, Sarah Jane Smith, she found me. And she made me good.

Ama o zeki kadın, Sarah Jane Smith, o beni buldu ve iyi biri yaptı.

Jane, I don't know where you were, or what happened, but I do know this

Jane, nerede olduğunu ya da ne olduğunu bilmiyorum ama şunu iyi biliyorum.

We have a new maid, Jane, who really is a war widow, with a child, and we respect her for it.

Yeni hizmetçimiz, Jane, gerçekten bir savaş dulu ve bir çocuğu var ve bunun için ona saygı duyuyoruz.

Jane, I know it's hard coming here, especially like this, and I'm sorry.

Jane, biliyorum buraya gelmek zor, özellikle de böyle ve özür dilerim.

That's a big question, Mr. Jane, and we're a little busy right now.

Bu kapsamlı bir soru Bay Jane, şu an biraz meşgulüz.

This is my friend Sarah Jane.

Bu benim arkadaşım, Sarah Jane.

Is there a girl named Sarah Jane Johnson working here?

Burada çalışan Sarah Jane Johnson isimli bir kız var mı?

Ladies and gentlemen, my name is Patrick Jane.

Merhaba, bayanlar ve baylar. Benim adım, Patrick Jane.

But you couldn't have been a better mother to Sarah Jane.

Ama Sarah Jane için daha iyi bir anne olamazdı.

Now I have a question for you, Mr. Jane.

Şimdi de benim sana bir sorum var Bay Jane.