Mike

Mike, I want to talk to you about something later, all right?

Mike, seninle daha sonra bir şey hakkında konuşmak istiyorum, tamam mı?

Before you say another word, Mike, there's something that I gotta say.

Bir kelime daha etmeden önce, Mike, sana söylemem gereken bir şey var.

I'm really sorry about that, but Mike is looking for you.

Bunun için gerçekten çok üzgünüm, ama Mike seni arıyordu.

Mike, it's too dangerous for him. He's my son.

Mike, bu onun için çok tehlikeli, o benim oğlum.

Mike, do you have any idea what's going on here?

Mike, burada neler olduğu hakkında bir fikrin var mı?

New Orleans is a nice town and Mike is very good to me but it is all so different now.

New Orleans çok hoş bir şehir ve Mike bana karşı çok iyi ama artık her şey çok farklı.

Well, then you know what, this is not funny, Mike.

Bak ne diyeceğim, bu hiç komik değil, Mike.

There's something I wanted to say to you, Mike.

Sana söylemek istediğim bir şey var Mike.

This is such a bad idea, Mike.

Bu çok kötü bir fikir Mike.

Take that little girl and go, Mike.

O küçük kızı al ve git, Mike.