Smuggling

Winning a lottery is sheer luck... .but oil smuggling can make you a millionaire overnight.

Piyango kazanmak düpedüz bir şanstır. Ama benzin kaçakçılığı seni bir gecede milyoner yapabilir.

I'm a federal agent, and I cannot lend material support to a human smuggling operation.

Ben bir federal ajanım ve bir insan kaçakçılığı operasyonuna maddi destek veremem.

They control drugs, arms smuggling, black market diamonds, human trafficking, even murder and extortion.

Uyuşturucu onların kontrolünde, silah kaçakçılığı, kara borsa elmaslar insan ticareti, hatta cinayet ve şantajda.

Well, for such a tiny hamlet, there's an unusual amount of smuggling, arson, and murder.

Yani böyle küçük bir yer için sıra dışı miktarda kaçakçılık, kundakçılık ve cinayet var.

But oil smuggling can make you a millionaire overnight.

Ama benzin kaçakçılığı seni bir gecede milyoner yapabilir.

The Fox, a master criminal with an ingenious plan to smuggle gold into ltaly and a surprise ending.

Tilki", İtalya'ya altın kaçırmak için dahice bir planı olan, bir suç üstadı ve sürpriz bir son.

Dr Julia kelly, Acting chair, Nuclear Smuggling Group.

Dr Julia Kelly, Başkan Vekili, Nükleer Kaçakçılık Grubu.

Graham Randall was a mule, smuggling out a balloon full of human teeth

Graham Randall bir taşıyıcı, ve bir balonun içinde insan dişleri kaçırıyor.

Smuggling, extortion, human trafficking, espionage.

Kaçakçılık, haraç, insan kaçakçılığı, casusluk.

I've thought about smuggling chicken wings.

Tavuk kanatları kaçakçılığı hakkında düşünüyordum da.