That's

There is so much that I can do to help you, and there's much that you can do to help us.

Sana yardım edebileceğim bir çok şey var, ve senin de bize yardım edebileceğin bir çok şey var.

No, no, that's not for me.

Hayır, bu benim için değil.

No, no, it's not that.

Hayır, hayır, bu o değil.

No no no no, that's not right.

Hayır, hayır, hayır. Bu doğru değil.

No, no, no. It's not that.

Hayır, hayır, bunun için değil.

There's a good man in there, Jack, but I think there's something else, too, and I can't do that again.

Sen iyi bir insansın, Jack. Ama sanırım başka şeyler de var. Ve ben, onu bir daha yapamam.

It's not that, is it?

Bu değil, değil mi?

No, it's not that.

Hayır, bu o değil.

It's not a good job because I'm better than that, and you know I'm better than that.

Benim için iyi bir değil çünkü bundan daha iyiyim ve daha iyi olduğumu siz de biliyorsunuz.

But that's not Is it?

Ama bu değil, değil mi?