They're

Yeah, but you know there's no such thing. There's just people. And they're looking to you for help.

Evet ama böyle bir şey olmadığını biliyorsun sadece insanlar var ve yardım için seni arıyorlar.

I don't know what those people are, but they're not like us, they're different.

Bu insanların ne olduğunu bilmiyorum. Ama onlar bizim gibi değiller, değil mi?

I don't know what those people are, but they're not like us, are they?

O insanların ne olduğunu bilmiyorum ama bizim gibi değiller, değil mi?

Look, you have things to do and they're very important things and I can't tell you not to do them.

Bak, senin yapman gereken şeyler var ve çok önemli şeyler ve ben sana onları yapma diyemem.

No, no, they're they're here for you.

Hayır, hayır. Onlar senin için burada.

But they're just people, like you and me.

Ama onlar da insan, senin ve benim gibi.

They are good people. They know you're a good girl.

Onlar iyi insanlar ve iyi bir kız olduğunu biliyorlar.

That's very good, because she probably told somebody, and they're gonna come out here and check it out.

Bu çok iyi, çünkü o muhtemelen birilerine söyledi, ve onlar buraya gelip bunu kontrol edecekler.

Thank you, but. No, they're for something else.

Teşekkür ederim, ama hayır, onlar başka bir şey için.

There's something else out there, something worse, it's much worse, and they're coming for me now.

Dışarıda daha başka bir şey var, daha kötüsü, çok daha kötüsü, ve benim peşimden geliyorlar.