Weapons

You will become a target, but there is a weapon here that very few people know about.

Bir hedef olacaksın, ama burada bir silah var ve çok az bir insanın haberi var.

I know how close you two are, and that may be our best weapon at this point.

Ne kadar yakın olduğunuzu biliyorum ve bu noktada bu elimizdeki en iyi silah olabilir.

Every weapon has a different power long and short weak and strong light and heavy

Her silahın değişik gücü vardır; zayıf ve kuvvetli, hafif ve ağır hafif ve ağır,

You give me that weapon, and I'll give you this phone.

Sen bana o silahı ver, ben de sana telefonu vereyim.

All the symptoms fit. All that weird behavior. I'm telling you, man, she is carrying a weapon.

Tüm bulgular uyuyor bütün o garip davranışları sana söylüyorum, o içinde bir silah taşıyor.

This could be a great new weapon for us.

Bu bizim için harika yeni bir silah olabilir.

We've got no physical evidence, no fingerprints, no murder weapon, and the car isn't in his garage.

Elimizde fiziksel kanıt yok, parmak izi yok, cinayet silahı yok ve araba da adamın garajında değil.

We'll find a weapon or some blood on your clothes or something.

Biz bir silah ya da senin elbiselerin biraz kan ya da birşey bulacağız.

The best weapon against an enemy is another enemy." Or something like that.

Düşmana karşı en iyi silah, başka bir düşmandır." Ya da onun gibi bir şeydi işte.

No idea, but the good news is, we've got a secret weapon.

Hiç bilmiyorum. Ama iyi haber şu ki gizli bir silahımız var.