able bodied

And for the Eastern Territories, leave us able-bodied workers.

Doğu bölgeleri için de bize sağlıklı işçiler bırakın.

Okay, i'm gonna need two able-Bodied men.

Tamam, iki güçlü erkeğe ihtiyacım olacak.

Better be sick here than able-bodied elsewhere

Burada hasta olmak, başka yerde sağlam olmaktan iyidir.

I'm an able-bodied seaman.

Ben fit vücutlu bir denizciyim.

All bubble-blowing babies will be beaten senseless by every able-bodied

Balon şişiren tüm veletler bardaki her sağlıklı müşteri tarafından acımazsızca

Little Bennie Able body seaman.

Küçük Bennie ilk denizci.

Need one able-bodied seaman, one oiler and one baker.

Sıhhatli bir denizci, bir yağcı, bir de fırıncıya ihtiyaç var.

Greg Sullivan can kiss my able-bodied ass.

Greg Sullivan, güçlü kuvvetli kıçımı öpebilir.