English-Turkish translations for absence:

yokluk · devamsızlık · gıyap · bulunmayış · dalgınlık · other translations

absence yokluk

Right, but the absolute freedom part sounds like absolute absence of a plan.

Doğru, tamamen özgürlük kısmı kulağa tamamen yokluk planı gibi geliyor.

After a long absence, the leader returned.

Uzun bir yokluğun ardından, Lider geri döndü.

Why would the absence of one Mord-Sith make such a difference?

Bir Mord'Sith'in yokluğu neden bu kadar fark yaratsın ki?

Click to see more example sentences
absence devamsızlık

White lies, half truths, unexplained absences, an inflection in the voice, hyper-protest of innocence.

Beyaz yalanlar, yarım gerçekler, açıklanamayan devamsızlıklar seste bir dönüş, masumiyetin aşırı protestosu.

Eight unexcused absences this semester.

Bu dönem sekiz mazeretsiz devamsızlığı var.

Incompletes, multiple absences.

Devamsızlık, ders asmalar.

absence gıyap

Colonel Markinson's gone U.A. unauthorized absence.

Yarbay Markinson İ.G.'de bulunmuş. İzinsiz Gıyap.

Colonel Markinson's gone U.A. unauthorized absence.

Ne? Yarbay Markinson İ.G.'de bulunmuş. İzinsiz Gıyap.

absence bulunmayış

Absence makes the heart grow fronder Elmo

Bulunmayış kalbi daha hızlı büyütür Elmo.

absence dalgınlık

Cavernous sinus thrombosis could cause absence seizures and memory loss.

Kavernöz sinüs trombozu dalgınlığa, nöbetlere ve hafıza kaybına sebep olabilir