English-Turkish translations for absolutely:

kesinlikle · evet · tamamen · mutlaka, mutlak · elbette · tümüyle · muhakkak · other translations

absolutely kesinlikle

You're a different person than you were then and the person that you are now, I absolutely love!

O zaman olduğundan farklı bir insansın şu anda ve bu insan kesinlikle sevdiğim bir insan.

No, I've got absolutely no idea.

Hayır, kesinlikle hiçbir fikrim yok.

Yes, absolutely impossible.

Evet, kesinlikle imkansız.

Click to see more example sentences
absolutely evet

Yes, that is absolutely true.

Evet, bu kesinlikle doğru.

Yes, Absolutely, I love her,

Evet, kesinlikle. Onu seviyorum.

Yeah, absolutely sure.

Evet, kesinlikle eminim.

Click to see more example sentences
absolutely tamamen

I did everything I was supposed to do, and I found everything absolutely delicious

Yapmam gereken her şeyi yaptım ve her şeyi tamamen nefis buldum.

Absolutely and completely honest.

Kesinlikle ve tamamen dürüst olun.

The honor is mine, absolutely!

Bu onur bana ait, tamamen!

Click to see more example sentences
absolutely mutlaka, mutlak

All right Then we'll do it another time Absolutely

O zaman bir başka zaman yaparız. Mutlaka.

Absolute silence, please.

Mutlak sessizlik, lütfen.

We give these people absolute power in the sky.

Biz bu insanlara vermek gökyüzünde mutlak güç.

Click to see more example sentences
absolutely elbette

Absolutely! 'Cause I'm a loser and I have no life.

Elbette, ne de olsa ben bir eziğim ve bir hayatım yok.

For my little sister, absolutely.

Minik kardeşim için elbette.

Of course, absolutely, win the race.

Tabii ki, elbette kazanalım yarışı.

Click to see more example sentences
absolutely tümüyle

Okay, Sue Ellen, I just want to be absolutely sure.

Tamam, Sue Ellen, sadece tümüyle emin olmak istiyorum.

It's absolutely and completely my fault.

Tamamen ve tümüyle benim hatamdı.

Are you absolutely, entirely certain?

Tümüyle, tamamen, kesinlikle emin misiniz?

Click to see more example sentences
absolutely muhakkak

You told me last week, "absolutely, positively no coffee", and I absolutely, positively believed you.

Geçen hafta bana dedin ki, "kesinlikle, muhakkak kahve yok", ve ben de kesinlikle, muhakkak sana inandım.

Certainly he has, absolutely.

Muhakkak ki var, kesinlikle.