English-Turkish translations for absurd:

saçma · anlamsız · gülünç · absürd · absürt · mantıksız · imkansız · abes · akılsızlık · other translations

We also found translations for word absürd in Turkish.

absurd saçma

But this is an absurd story!

Ama bu saçma bir hikâye.

That is absurd and you know it!

Bu saçma ve bunu biliyorsun. Öyle mi?

I think that's absurd, Your Honour.

Sanırım bu çok saçma, Sayın Yargıç.

Click to see more example sentences
absurd anlamsız

That's literally the most absurd thing that I've ever heard.

Kelimenin tam anlamıyla bu duyduğum en absürd şey.

This is absurd, Your Honor.

Bu anlamsız, Sayın Hakim.

It's all so sad and absurd.

Hepsi çok hüzünlü ve anlamsız.

Click to see more example sentences
absurd gülünç

That's ridiculous. Never heard anything so absurd in my life.

Hayatımda hiç bu kadar gülünç bir şey duymamıştım.

I heard strange, incredible, absurd things.

Tuhaf, inanılmaz ve gülünç şeyler duydum.

Andy, this is absurd.

Andy, bu çok gülünç.

Click to see more example sentences
absurd absürd

That's literally the most absurd thing that I've ever heard.

Kelimenin tam anlamıyla bu duyduğum en absürd şey.

That would be absurd Please

Bu absürd olur. Lütfen.

A lot of strange, incredible, absurd events.

Garip, inanılmaz absürd bir sürü olay.

Click to see more example sentences
absurd absürt

Do you know what absurd means?

Absürt ne demek, biliyor musun?

Because it's too absurd.

Çünkü bu çok absürt olurdu.

It's an absurd place.

Orası absürt bir yer.

Click to see more example sentences
absurd mantıksız

I've been very patient with you, Miss Wright, and really, there's no more time for these absurd theories.

Ben de size çok sabırlı davrandım Bayan Wright, ve gerçekten, bu mantıksız teoriler için daha fazla zaman yok.

You know, this makes sense, in absurd, illogical way.

Bilirsin, bu saçma bir histir. Mantıksız yol.

Is there an earthly reason for this absurdity?

Bu saçmalığın mantıklı bir sebebi var mı?

Click to see more example sentences
absurd imkansız

That's totally absurd, impossible.

Bu tamamen saçma, imkansız.

Physically impossible! Absurd.

Fiziksel olarak imkansız!

Not only absurd impossible!

Sadece tuhaf değil imkansız!

Click to see more example sentences
absurd abes

A strange, rampant, absurd beauty.

Garip, azgın ve abes bir güzellik.

absurd akılsızlık

What a grim absurdity.

Ne amansız bir akılsızlık.