English-Turkish translations for abundant:

bereketli · bol · çok · other translations

abundant bereketli

Like Mrs. Ludwig's abundant legal team,

Bayan Ludwig'in bereketli hukuk ekibi gibi,

An abundance of laughs, like a perfume Which surrounds us.

Bir kahkaha bereketi, bir parfüm gibi etrafımızı sarıyor.

Cheap, clean, abundant energy?

Ucuz, temiz. bereketli enerji?

Click to see more example sentences
abundant bol

Good climate, abundant food and water. Excellent choice for an offworld base.

İklimi iyi, bol yiyecek ve su var, gezegen dışı bir üs için harika seçim.

Good climate, abundant food and water.

Güzel hava, bol yiyecek ve su.

It's in an enchanted forest abundant in squirrels and cute little duckies and

Arazim büyülü bir ormanın içerisinde. İçinde bol miktarda sincaplar ve küçük ördekçiler ve

abundant çok

Dr. Keller's own report is abundantly clear.

Dr. Keller'ın kendi raporu çok açık.

I think animals were amazingly abundant;

Bence hayvanlar şaşılacak derecede çoktu.

Il Moro has made his intentions abundantly clear.

Il Moro niyetini çok açık şekilde belli etti.