English-Turkish translations for accompany:

eşlik etmek · other translations

accompany eşlik etmek

It would be my pleasure to accompany you on the town this evening.

Bu akşam şehirde size eşlik etmek, benim için zevk olurdu.

I beg you, Dimitri, come to Sydney and accompany me to Atlanta.

Yalvarırım Dimitri Sydney'e gel ve bana Atlanta'ya kadar eşlik et.

Perhaps her sister can accompany her?

Belki kardeşi de ona eşlik edebilir.

Click to see more example sentences