English-Turkish translations for accord:

göre · vermek · uyum · çıkmak · istek · uymak · birlik · uygun olmak, uygun olarak · anlaşma · izin vermek · other translations

accord göre

Right, but according to this map there is no bridge.

Peki, ama bu haritaya göre köprü falan yok.

But according to the Spanish tradition and culture it is allowed.

Ama İspanyol gelenek ve kültürüne göre buna izin veriliyor.

According to sensors, there's no warp core, no impulse engines

Tarayıcılara göre warp çekirdeği yok, itici motorlar yok

Click to see more example sentences
accord vermek

But according to the Spanish tradition and culture it is allowed.

Ama İspanyol gelenek ve kültürüne göre buna izin veriliyor.

According to Plato's final chapter, the great city of Atlantis faced a cataclysmic disaster.

Plato'nun son bölümde yazdıklarına göre büyük şehir Atlantis dehşet verici bir felaket ile karşılaşmıştı.

And, according to this, your vitals are not responding.

Ve buna göre, yaşam belirtilerin tepki vermiyor.

Click to see more example sentences
accord uyum

Favor pity or even accord. But that's not it, is it?

Rica, merhamet hatta uyum ama anlamı bu değil, değil mi?

Everything is in accord with that design.

Her şey o tasarım ile uyum içinde.

That's it, accord, eyes, this way.

İşte böyle, uyum, gözler, bu tarafa.

Click to see more example sentences
accord çıkmak

But according to the police report, not by ernie.

Ama polis raporlarına göre Ernie tarafından çıkarılmamış.

This place isn't according to Victor's exit plan.

Burası Victor'un çıkış planına uygun bir yer değil.

According to Farik, this is military-issue cipro.

Farik'a göre bu askeri-çıkışlı ağrı kesici.

Click to see more example sentences
accord istek

Frank Abagnale surrendered of his own accord.

Frank Abagnale kendi isteğiyle teslim oldu.

Former retainer of the Fukushima Clan, Hanshiro Tsugumo, committed harakiri honorably, according to his wish.

Fukushima Klanının eski hizmetlilerinden Hanshiro Tsugumo isteği üzerine, onurlu bir şekilde harakiri yapmıştır.

Magnus attacked Bertha on her own accord.

Magnus Bertha' ya kendi isteğiyle saldırdı.

accord uymak

According to these spreadsheets, amir and his friends had a nice little drug business.

Hesap çizelgelerine göre Amir ve arkadaşlarının güzel, küçük bir uyuşturucu işleri varmış.

According to his notes, the FTRA are into everything drugs, rape, murder.

Aldığı notlara göre, FTRA herşeyin içindeymiş uyuşturucu, tecavüz, cinayet.

accord birlik

During four years, they played together once, according to the records.

Kayıtlara göre, dört yıl boyunca, bir kez birlikte oynamışlar.

And according to Stonebridge, Mullova and Latif left Kosovo together.

Stonebridge'e göre Mullova ve Latif, Kosova'dan birlikte ayrılmışlar.

accord uygun olmak, uygun olarak

In accordance with Jewish Iaw. nana was buried the next day.

Yahudi geleneklerine uygun olarak Büyükanne bir sonraki gün gömüldü.

This investigation is in accordance with your charter

Bu soruşturma senin tüzüğüne göre uygun olarak

accord anlaşma

It goes against all accords.

Bu tüm anlaşmalara ters.

accord izin vermek

But according to the Spanish tradition and culture it is allowed.

Ama İspanyol gelenek ve kültürüne göre buna izin veriliyor.