English-Turkish translations for account:

hesap · banka hesabı · hesap vermek · önem · defter · rapor · neden · anlatmak · inanmak · yarar · hesabi · saymak · açıklama · sebep · açıklamak · other translations

account hesap

I've got a bank account and credit cards all from a guy who died six months ago.

Bir banka hesabı ve kredi kartı var, tümü altı ay önce ölmüş bir adama ait.

No bank accounts, no credit cards.

Banka hesabı yok, kredi kartı yok.

I opened a new account.

Yeni bir hesap açtım.

Click to see more example sentences
account banka hesabı

I've got a bank account and credit cards all from a guy who died six months ago.

Bir banka hesabı ve kredi kartı var, tümü altı ay önce ölmüş bir adama ait.

You opened a bank account with Dr Phillip Morris.

Dr. Phillip Morris ile bir banka hesabı açmışsın.

No bank accounts, no credit cards.

Banka hesabı yok, kredi kartı yok.

Click to see more example sentences
account hesap vermek

And then, suddenly, that young man is given that account.

Sonra birdenbire o hesap da o genç adama verilecek.

The account number you gave us.

Hesap numarası bize verdi.

We gave him your account.

Ona o hesabı biz verdik.

Click to see more example sentences
account önem

This account is very important to me.

Bu reklam da benim için çok önemli.

Simon's got more important things to do, he's got a mission. and contact lenses on account of

Simon'ın yapacak daha önemli işleri var, bir görevi var. ve kontak lensleri şey amacıyla

Look, Leopold, Jansen Foods is a very important account for my company.

Bak Leopold, Jansen Foods benim şirketim için çok önemli bir müşteri.

Click to see more example sentences
account defter

There's only one account ledger that matters to us tonight.

Bu gece bizim için önemli bir tek hesap defteri var.

It's an account ledger, but it's in some kind of code.

Bu bir hesap defteri ama bir çeşit şifre defteri gibi.

An account book for Ajax Warehouse.

Ajax Depo için bir hesap defteri.

Click to see more example sentences
account rapor

They got bank accounts, letters, police reports.

Banka hesaplarını, mektupları, polis raporlarını aldılar.

Kenya? I brought you a little present for the Pino account.

Kenya, sana Pino raporu için küçük bir hediye getirdim.

True account of silmido incident

Silmido Olayı 'Gerçek' Raporu.

Click to see more example sentences
account neden

Why do you choose such a place to check your account?

Neden hesabını kontrol etmek için böyle bir yer seçtin?

Why would Elias be so concerned about an accountant?

Elias neden bir muhasebeciyle bu kadar ilgilensin ki?

Account of the mental illness.

Zihinsel bir hastalık nedeniyle.

account anlatmak

A stranger in town and not much of a magician, by all accounts.

Anlatılanlara göre kasabada bir yabancı ve pek de bir sihirbaz değil.

Plighted Cunning.An account of the Blaise-Hamilton murders.

Vahşi plân" Blaise-Hamilton cinayetlerini anlatan bir kitap.

account inanmak

Your faith and my bank account.

Senin inancın, benim banka hesabım.

But believe it or not, he's not an accountant.

Ama ister inan, ister inanma. O bir muhasebeci değil.

account yarar

Louis helped me set up a PayPal account and everything.

Louis PayPal hesabı ve diğerleri için yardım etti.

Your Cayman account helped.

Cayman hesabın yardım etti.

account hesabi

He has no savings account, no checking account, no insurance.

Banka hesabı yok, çek hesabı yok, sigorta hesabi yok.

That's his lOL account.

Bu onun IOL hesabi.

account saymak

These other numbers are bank accounts.

Bu diğer sayılar banka hesapları.

Yes, sir Witkoff just need your account number and password.

Evet, sayın Witkoff, hesap numarası ve şifre gerekli.

account açıklama

That's quite a dramatic account, Ms. Walling.

Bu oldukça dramatik bir açıklama Bayan Walling.

account sebep

Irregular heartbeat would account for the pulmonary edema.

Düzensiz kalp atışları akciğer ödemine sebep olabilir.

account açıklamak

That explains Joshua's offshore accounts.

Bu, Joshua'nın yurt dışı hesaplarını açıklıyor.