English-Turkish translations for accuse:

suçlama · suçlamak · itham · itham etmek · other translations

accuse suçlama

That is a very serious accusation, Mr Anderson.

Bu çok ciddi bir suçlama, Bay Anderson.

It's a very serious accusation, you know.

Bu oldukça ciddi bir suçlama, biliyorsun.

Is that an accusation, Detective?

Bu bir suçlama dedektif?

Click to see more example sentences
accuse suçlamak

Accusing a police officer of a crime can be a very dangerous proposition.

Bir polis memurunu cinayetle suçlamak çok tehlikeli bir olabilir.

Are you accusing me of something, Clark?

Beni bir şeyle mi suçluyorsun Clark?

Now you're accusing me of things.

Şimdi de beni bir şeylerle suçluyorsun.

Click to see more example sentences
accuse itham

Being accused of something is one thing. Being guilty of it is something entirely different.

Bir şey ile itham edilmek bir şey bir şeyden suçlu bulunmak tamamen farklı bir şey.

That is an outrageous accusation, Agent Pierce.

Bu çok çirkin bir itham, Ajan Pierce.

It's not a suggestion, it's an accusation made by the prosecution's witness!

Bu bir iddia değil, savcının tanığı tarafından yapılan bir itham!

Click to see more example sentences
accuse itham etmek

Being accused of something is one thing. Being guilty of it is something entirely different.

Bir şey ile itham edilmek bir şey bir şeyden suçlu bulunmak tamamen farklı bir şey.

How come every time you compliment me, It sounds like an accusation?

Nasıl oluyor da bana her iltifat ettiğinde kulağa itham gibi geliyor?

The man's a hero and you're accusing him of having the clap.

Adam bir kahraman ve sen onu bel soğukluğuyla itham ediyorsun.

Click to see more example sentences