English-Turkish translations for accustom:

alışkın · alışkın olmak · other translations

accustom alışkın

Oh, we're not a accustomed to such a nice yoga studio.

Oh, biz değiliz alışkın değiliz bu kadar güzel yoga stüdyosuna.

The Führer is not accustomed to being ignored, Herr Schmidt.

Führer göz ardı edilmeye alışkın değil, Bay Schmidt.

It's nothing I'm not accustomed to.

Bu alışkın olmadığım bir şey değil.

But I'm more accustomed, you know.

Ama artık buna alışkın değilim.

Besides, she is Sir John Basington's minx and accustomed to hasty withdrawals!

Ayrıca, kendisi John Basington'ın sevgilisi ve para sömürmeye çok alışkın.

Ostentation is not something that I'm accustomed to.

Gösteriş benim alışkın olduğum bir şey değil.

She's not accustomed to it.

Bu işe alışkın değil.