English-Turkish translations for achieve:

etmek · elde etmek · başarmak · ulaşmak · yapmak, yapabilmek · gerçekleştirmek · başarma · kazanmak · other translations

achieve etmek

I mean, how long you think it took him to achieve antlers like this?

Yani, ne kadar böyle boynuzları elde etmek için onu aldı düşünüyorum?

What exactly does the president hope to achieve?

Başkan tam olarak ne elde etmeyi umuyor?

It achieved the highest top speed and is the most economical.

Bu araba en yüksek hızı elde etti ve en ekonomik olanı.

Click to see more example sentences
achieve elde etmek

I mean, how long you think it took him to achieve antlers like this?

Yani, ne kadar böyle boynuzları elde etmek için onu aldı düşünüyorum?

What exactly does the president hope to achieve?

Başkan tam olarak ne elde etmeyi umuyor?

To achieve greatness, everyone is expendable!

Saltanatı elde etmek için, herkes gözden çıkarılabilir.

Click to see more example sentences
achieve başarmak

This is your greatest achievement, son.

Bu senin en büyük başarın, oğlum.

So what's your achievement?

O zaman senin başarın ne?

Wanting something and achieving it are two very different things.

Bir şeyi istemek ve başarmak çok farklı iki şeydir.

Click to see more example sentences
achieve ulaşmak

Lee Geum-ja made a great mistake in her youth And used other people to achieve her own goals

Lee Geum-ja gençliğinde çok büyük bir hata yaptı ve kendi amaçlarına ulaşmak için başka insanları kullandı

Dogen forget even that you have achieved enlightenment. Yes.

Dogen, aydınlanmaya ulaşmış olduğunu bile unut evet

Insufficient power to achieve escape velocity.

Kaçış hızına ulaşmak için yetersiz enerji.

Click to see more example sentences
achieve yapmak, yapabilmek

Lee Geum-ja made a great mistake in her youth And used other people to achieve her own goals

Lee Geum-ja gençliğinde çok büyük bir hata yaptı ve kendi amaçlarına ulaşmak için başka insanları kullandı

Manager Dai has achieved too much for our good.

Müdür Dai bizim için çok iyi şeyler yaptı.

Some good things can be achieved even behind bars.

Bazı iyi şeyler, parmaklıklar arkasında bile yapılabilir.

Click to see more example sentences
achieve gerçekleştirmek

I think it's a remarkable achievement.

Bu gerçekten dikkate değer bir başarı.

A real change and an achievable change.

Gerçek bir değişim, erişilebilir bir değişim.

achieve başarma

So what exactly are you trying to achieve, Cal?

Yani tam olarak ne başarmaya çalışıyorsun, Cal?

achieve kazanmak

An honourable man has two aims: to die fighting or achieve victory

Onurlu bir adamın iki gayesi vardır: Savaşarak ölmek ya da zafer kazanmak.