English-Turkish translations for activate:

çalıştırmak · etkinleştirmek, etkinleştirme · aktif hale getirmek · harekete geçirmek · sokmak · başlatmak · other translations

activate çalıştırmak

Computer, who activated the emergency medical holographic program?

Bilgisayar, Acil Tıbbi Sanal programını kim çalıştırdı?

Activate all security protocols lock everything down.

Tüm güvenlik protokollerini çalıştırın. Her şeyi kilitleyin.

All available motion detectors and hidden cameras are active and responsive.

Mevcut tüm hareket algılayıcılar ve gizli kameralar aktif ve çalışıyor.

Click to see more example sentences
activate etkinleştirmek, etkinleştirme

In six, five, four, three, two, one activate thrusters.

Altı, beş, dört üç, iki, bir itici güçleri etkinleştirin.

Activate swords and shields.

Kılıç ve kalkanları etkinleştir.

Activate command mode and a stand up.

Emir modunu etkinleştir ve ayağa kalk.

Click to see more example sentences
activate aktif hale getirmek

Brody activated that device.

Cihazı Brody aktif hale getirdi.

Project Indigo is being activated.

Proje Indigo aktif hale getirildi.

The emergency destruct system is now activated.

Acil imha sistemi aktif hale getirildi.

Click to see more example sentences
activate harekete geçirmek

I had an active evening with Sam.

Sam ile hareketli bir gece geçirdik.

Some kind of large subspace surge has just activated our security sensors.

Bir çeşit büyük bir alt uzay dalgalanması güvenlik sensörlerimizi harekete geçirdi.

Yeah, well, Marrick activated the Asgard core, so We're expecting Ori ships around here sometime soon.

Evet, ama Marrick Asgard çekirdeğini harekete geçirdi, yani Ori gemileri yakında buraya gelir.

Click to see more example sentences
activate sokmak

Computer, activate automatic helm control.

Bilgisayar, otomatik dümen kontrolünü devreye sok.

He's activated a force field, sir.

Bir güç alanını devreye soktu efendim.

Maggie, look, Stan's activated the emergency plan.

Maggie, bak, Stan acil durum planını devreye soktu.

Click to see more example sentences
activate başlatmak

Go Mi Nam, you're going to start your activities first.

Go Mi Nam, ilk olarak senin faaliyetlerine başlayacağız.

Under the ice, a strange activity begins.

Buzun altında tuhaf bir etkinlik başlıyor.

On your return, neural activity falls and depression starts.

Dönüşünüzde, sinirsel aktivite düşüyor ve depresyon başlıyor.

Click to see more example sentences