English-Turkish translations for activity:

aktivite · faaliyet · hareket · etkinlik · hareketlilik · etki · · eylem · işlem · kuvvet · other translations

activity aktivite

This is not a weird kid activity for me.

Bu benim için tuhaf bir aktivite değil.

I want a mystery activity.

Gizemli bir aktivite istiyorum.

Still no brain activity.

Beyninde hâlâ aktivite yok.

Click to see more example sentences
activity faaliyet

Sir, there is no other Borg activity within sensor range.

Efendim, algılayıcı menzilinde başka bir Borg faaliyeti yok.

He organized radical activities, and he knew Matt Stirling.

O radikal faaliyetleri düzenledi, ve Matt Stirling'i tanıyordu.

Suspected vigilante activity, requesting all available units.

Şüpheli Kanunsuz faaliyeti, tüm müsait birimler talep ediliyor.

Click to see more example sentences
activity hareket

No activity on his cell phone or credit cards.

Cep telefonu ya da kredi kartı hareketi yok.

These activities continue, throughout the night, every day of the week.

Bu hareketler devam ediyor gece boyunca, haftanın her günü.

It's the "Quack Quack Moo Activity Farm", sir.

Bu "Vak Vak Moo Hareketli Çiftlik", efendim.

Click to see more example sentences
activity etkinlik

Mr. Donovan, your review is next, and I have a special activity picked for you.

Bay Donovan, sırada sizin incelemeniz var, ve sizin için özel bir etkinlik seçtim.

Right mystery activity champagne. follow me.

Gizem etkinliği şampanya. Beni takip edin.

Under the ice, a strange activity begins.

Buzun altında tuhaf bir etkinlik başlıyor.

Click to see more example sentences
activity hareketlilik

There's no credit card activity.

Kredi kartı hareketliliği de yok.

Off world activation this is not a drill!

Dünya dışı hareketlilik Bu bir tatbikat değil!

There's, um There's still activity.

Burada.. Hala hareketlilik var.

Click to see more example sentences
activity etki

You need an active imagination and observation skills.

Etkin bir hayal gücü ve gözlem becerilerine ihtiyacınız var.

Proper Dave, find an active terminal, access the library database.

Gerçek Dave, etkin bir terminal bul ve kütüphane veri tabanına giriş yap.

Not ones with their active protection.

Değil olanlar ile onların etkin koruma.

Click to see more example sentences
activity

The L.A.P.D. thinks these legitimate business activities might be a legitimate motive for murder.

Polis bu meşru etkinliklerinin meşru bir cinayet nedeni olabileceğini düşünüyor.

Painting is hardly a suitable activity for a woman but my son insisted.

Resim yapmak bir kadın için hiç de uygun olmayan bir ama oğlum ısrar etti.

Now, son, here's a fun activity my father taught me.

İşte, oğlum babamın bana öğrettiği eğlenceli bir aktivite.

Click to see more example sentences
activity eylem

Was this criminal activity?

Bu bir suç eylemi miydi?

I protest this cruel and inhumane activity.

Bu zalim ve insanlık dışı eylemi protesto ediyorum.

Suspected terrorist activity.

Şüpheli terörist eylemi.

Click to see more example sentences
activity işlem

A routine activity.

Rutin bir işlem.

activity kuvvet

I just activated my strong-force amplifier.

Hiçbir şey. Sadece yeğin kuvvet güçlendiricimi açtım.