English-Turkish translations for actual:

gerçek, gerçekten · doğru · geçerli · şimdiki · asıl · hakiki · esas · mevcut · aktüel · other translations

actual gerçek, gerçekten

Yeah, look, I know she made a mistake last year, but she's actually a good person

Evet, bak biliyorum o geçen sene bir hata yaptı Ama gerçekten iyi biridir

Do you actually love me?

Beni gerçekten seviyor musun?

And I actually told her the truth.

Ve ben de ona gerçeği söyledim.

Click to see more example sentences
actual doğru

Yeah, that is right, actually, but you know what?

Evet, bu doğru, aslında ne var biliyor musunuz?

Actually, uh that wasn't exactly true.

Aslında bu tam olarak doğru değil.

But could it actually be true?

Ama bu gerçekten doğru olabilir mi?

Click to see more example sentences
actual geçerli

Yeah, look, I know she made a mistake last year, but she's actually a good person

Evet, bak biliyorum o geçen sene bir hata yaptı Ama gerçekten iyi biridir

No no, it was actually nice.

Hayır, hayır, aslında iyi geçti.

Actually, he called me the other day for some advice.

Aslında geçen gün beni biraz tavsiye almak için aradı.

Click to see more example sentences
actual şimdiki

look really good in here now. actually it looks pretty horrible, but it's better than it was.

Bak şimdi burası çok iyi görünüyor. Aslında oldukça korkunç görünüyor ama eskisinden daha iyi.

And the worst part is he actually seemed like a good guy, and now I'll probably never see him again.

Ve en kötü kısmı da, o iyi birine benziyordu ve şimdi muhtemelen onu bir daha göremeyeceğim.

Now you actually look like a woman.

Şimdi gerçek bir kadın gibi gözüküyorsun.

Click to see more example sentences
actual asıl

BUT WE NEVER actually we did that too.

Ama biz asla aslında onu da yaptık.

Well, not next month, because what she actually wants

Gelecek ay değil, çünkü onun asıl istediği şey

You know who actually works hard?

Asıl kim çok çalışıyor biliyor musun?

Click to see more example sentences
actual hakiki

Actual sword attack!

Hakiki kılıç saldırısı!

These are actual Roman columns.

Bunlar hakiki Roma kolonları.

The actual fifth dimension?

Hakiki beşinci boyut mu?

Click to see more example sentences
actual esas

Or is that world the actual reality? And my world just a dream?

Yoksa o dünya esas gerçek ve benim dünyam sadece bir rüya mı?

And Odin actually was the original incarnation of Santa.

Ve Odin aslında Noel Baba'nın esas kişiliği.

actual mevcut

But they might have created these very hybrid creatures tu actually intimidate the existing human population.

Ama onlar yaratabilirdi Bu çok hibrid yaratıklar aslında korkutmak TU İnsan nüfusunun mevcut.

actual aktüel

ADAMA: Boomer, Galactica Actual.

Boomer, burası Galactica Aktüel.