English-Turkish translations for addle:

bozuk · other translations

addle

Well, we got two Irishmen and a bunch of addle-brained cowboys.

Tamam, iki tane İrlandalımız var. Ve birkaç tane sersem kovboyumuz.

Maybe she was just Addled.

O belki sadece şaşkın durumda.

Great, so either I'm a liar, or I'm addle-brained?

Harika. Yani ya yalancı olacağım ya da "sersem kafa".

Agents, my son-in-law was drunk or drug-addled or both.

Damadım ayyaştı ya da eroinmandı ya da her ikisi.

Are you addled?

Sen şaşırdın mı?

Actually, that crack-addled male whore was me.

Aslında o müptezel erkek orospusu bendim.

Your brain's become addled.

Senin beynin iyice sulandı.

This city has lost its rain-addled mind!

Bu şehrin, yağmurdan cılkı çıkmış! Dr.

It's called addling.

Buna çürüme deniyor.

In my addled state, I fell madly in love with the dental assistant.

Benim cılk durumda, ben diş asistanı aşık deli gibi düştü.