English-Turkish translations for adjoining:

bitişik · komşu · other translations

adjoining bitişik

Yeah, but they are not adjoining rooms. Okay, Sweets?

Evet, ama bitişik odalarda değiliz tamam mı, Sweets?

We will simultaneously reflect these flames into the adjoining alcoves, reigniting them.

Aynı anda bu alevleri bitişik hücrelere yansıtıp onları yeniden ateşleyeceğiz.

Sir, that's the adjoining room, like you requested.

İşte bitişik oda, efendim, tıpkı istediğiniz gibi.

Click to see more example sentences
adjoining komşu

It adjoins this property, and would be a desirable addition.

Bu araziye komşu, ve çok güzel bir eklenti olur.