English-Turkish translations for advice:

tavsiye · öğüt · nasihat · öneri · akıl · fikir · uyarı · other translations

advice tavsiye

Oh, a word of advice don't even think of driving a red or a white car this weekend.

Bir de tavsiye vereyim Bu hafta sonu sakın kırmızı ya da beyaz bir araba kullanmayın.

That's good advice for all of us.

Bu hepimiz için güzel bir tavsiye.

By the way, sir, I have some advice for you.

Yolu, efendim göre, Senin için bazı tavsiyeler var.

Click to see more example sentences
advice öğüt

That's easy to say, maybe that's good advice, but for some other world.

Söylemesi kolay. Bu iyi bir öğüt, ama belki başka bir dünyada.

And, um, Henry he gave me some advice.

Ve Henry de, bana biraz öğüt verdi.

Sounds like pretty good advice to me.

Bana iyi bir öğüt gibi geldi.

Click to see more example sentences
advice nasihat

Thanks for the advice, dude, but it's not gonna happen.

Nasihat için teşekkürler, dostum ama böyle bir şey olmaz.

But I didn't come here for advice, did I?

Ama ben buraya nasihat için gelmedim, değil mi?

You wanted advice, I gave you advice.

Nasihat istedin, ben de sana verdim.

Click to see more example sentences
advice öneri

That's really good advice.

Bu çok iyi bir öneri.

That's good advice, Commander.

Bu iyi bir öneri, Komutan.

But I'll give you some advice.

Ama sana bir öneri vereyim.

Click to see more example sentences
advice akıl

Well, then you didn't come here for smart advice.

Peki, o zaman buraya akıllıca bir tavsiye için gelmemişsin.

But don't give me any more advice, please.

Ama lütfen bana daha fazla akıl verme.

He came to me for advice.

O bana akıl almak için geldi.

Click to see more example sentences
advice fikir

Give me some advice, quick.

Bana bir kaç fikir ver, çabuk.

Johnny-come-lately, giving her advice?

Johnny-gel-bu günlerde, ona fikir veriyorsun?

advice uyarı

This is a warning, not advice.

Bu tavsiye değil, bu bir uyarı.