English-Turkish translations for affair:

ilişki · · mesele · olay · şey · sorun · aldatma · gönül · kaçamak · other translations

affair ilişki

Mm-hmm. He was definitely having an affair, but the woman was very, very large and very, very heavy.

Adamın kesinlikle bir ilişkisi vardı ama çok, çok büyük ve çok, çok ağır bir kadınla.

Maybe she was having an affair

Belki de bir ilişkisi vardı.

Was James having an affair with Verity Coleman, and if so, did Alan Coleman know about it?

James'in Verity Coleman ile bir ilişkisi var mıydı, ve öyleyse, Alan Coleman bunu biliyor muydu?

Click to see more example sentences
affair

Maybe he wanted her job, or they were having an affair.

Belki onun işini istedi ya da bir ilişkileri vardı.

This is now an Internal Affairs issue.

Bu artık bir İç işleri konusudur.

Then you meet with Internal Affairs.

Sonra da İç İşleri ile buluşuyorsun.

Click to see more example sentences
affair mesele

It is one of the most wonderful dishes to share in a family because it's a very social affair.

Bu bir aile içinde paylaşmak için en güzel yemekleri biridir. Çok sosyal bir mesele çünkü.

Thanks, Deacon, but this is strictly a family affair.

Teşekkürler Deacon, ama bu bir aile meselesi.

This is a private affair, Warden.

Bu özel bir mesele Warden. Hayır, değil!

Click to see more example sentences
affair olay

It's quite a modest affair, but a dance isn't a dance without music, is it?

Çok küçük çaplı bir olay ama müzik olmadan dans olmaz değil mi?

It will be a beautiful affair.

Çok güzel bir olay olacak.

Lo had an affair with a married woman and it ended badly.

Lo, evli bir kadınla bir olayı olmuş ve kötü bitmiş.

Click to see more example sentences
affair şey

What we have between us is so much more than that, more than a simple affair.

Bizim aramızdaki şey bundan çok daha fazlası. Basit bir ilişkiden çok daha fazlası.

It's not an affair, or anything like that.

Bu bir ilişki ya da benzeri bir şey değil,.

Is bond of marriage really such a cold affair?

Evlilik bağı bu kadar soğuk bir şey midir?

Click to see more example sentences
affair sorun

This is a personal affair between me and him, okay?

Bu sadece onun ve benim arasında kişisel bir sorun tamam mı?

So, it's a family affair.

Demek ki bu bir aile sorunu.

Well, that's their own affair.

Bu onların kendi sorunu.

Click to see more example sentences
affair aldatma

Is this a great affair or what?

Bu harika bir aldatma değil mi?

No affair, sorry.

Aldatma yok, üzgünüm.

Alas, a lawsuit and an affair.

Yazık ki, bir dava ve aldatma.

Click to see more example sentences
affair gönül

This is not an affair.

Bu bir gönül işi değil ki.

He's not having an affair.

Onun bir gönül ilişkisi yok.

Just a little love affair.

Sadece biraz gönül macerası.

Click to see more example sentences
affair kaçamak

Secret romances, sneak-aways, affairs.

Gizli ilişkiler, kaçamaklar, aldatmalar.

Katherine's love affair

Katherine'in aşk kaçamağı