English-Turkish translations for affect:

etkilemek · etki · etmek · yapmak · etki etmek · zarar vermek · üzmek · duygulanım · heyecan · other translations

affect etkilemek

Now whatever affects your political life affects me, and Linda Johnson is a political liability.

Şimdi senin politika yaşamını ne etkiliyorsa, o beni de etkiliyor, ve Linda Johnson siyasal bir engel.

That's why his stupid drum affected me.

Bu yüzden o aptal davulu beni etkiledi.

A tumour can definitely affect brain function, even cause vivid hallucinations.

Bir tümör kesinlikle beyin fonksiyonunu etkileyebilir gerçekçi halüsinasyonlara da sebep olabilir.

Click to see more example sentences
affect etki

He's just an innocent little kid, the same way you were, and he is the one that will be most affected by this stop.

O sadece masum küçük bir çocuk, aynı senin gibi, ve bu olaydan en çok etkilenen kişi de o olacak Kes.

Are there any other people affected?

Etkilenen başka insanlar da var mı?

But there'll be affection there.

Ama orada bir etki olacak.

Click to see more example sentences
affect etmek

Wonder how this is gonna affect my honey business?

Bu benim bal işimi nasıl etkileyecek merak ediyorum.

Go ahead. It doesn't affect me.

Durma devam et, beni etkilemez.

Only gas and light affect it.

Sadece gaz ve ışık etki ediyor.

Click to see more example sentences
affect yapmak

Maybe maybe she's doing it here now, or maybe there's interference that's affecting the frequency.

Belki belki şimdi burada da aynısını yapıyor. ya da belki de frekansı etkileyen parazittir.

Whatever Richard did could have gone wonky and affected her somehow.

Richard yaptı Ne olursa olsun sakat gitti ve bir şekilde onu etkilemiş olabilir.

And now I'm thinking that maybe what Mr. Solagee did really affected me.

Şimdi düşünüyorum da belki de Bay Solagee'nin yaptıkları beni gerçekten etkiledi.

Click to see more example sentences
affect etki etmek

Only gas and light affect it.

Sadece gaz ve ışık etki ediyor.

Shang Tsung is a human. The ore doesn't affect him.

Shang Tsung bir insan. maden ona etki etmez.

Dan can't actually affect me legally.

Yasal olarak Dan bana etki edemez.

Click to see more example sentences
affect zarar vermek

Yeah, but this affects me.

Evet, ama bu bana zarar veriyor.

And And that affected me.

Ve bu bana zarar verdi.

affect üzmek

Question is, will tms have any affect on gideon?

Asıl soru, TMS'nin Gideon üzerinde bir etkisi olacak mı?

Though that shouldn't affect you, Tuck Tuck, since heat tends to rise. Bwa-dup!

Yine de bu seni etkilememeli Tuck Tuck çünkü sıcaklık iyice kızışmak üzere de.

affect duygulanım

Seasonal affected disorder.

Mevsimsel duygulanım bozukluğu.

affect heyecan

Travel. excitement decisions affecting people's lives, romance, thrills.

Seyahat. Heyecan, insanların hayatını etkileyen kararlar, romantizm. Heyecan.