English-Turkish translations for affectation:

yapmacık · gösteriş · other translations

affectation yapmacık

Maybe maybe she's doing it here now, or maybe there's interference that's affecting the frequency.

Belki belki şimdi burada da aynısını yapıyor. ya da belki de frekansı etkileyen parazittir.

Whatever Richard did could have gone wonky and affected her somehow.

Richard yaptı Ne olursa olsun sakat gitti ve bir şekilde onu etkilemiş olabilir.

And now I'm thinking that maybe what Mr. Solagee did really affected me.

Şimdi düşünüyorum da belki de Bay Solagee'nin yaptıkları beni gerçekten etkiledi.

Click to see more example sentences
affectation gösteriş

They bought the name. Pure vanity and affectation.

İsim, saf gurur ve gösteriş satın almışlar.

As you can see, this glove isn't just an affectation.

Görebileceğin gibi, bu eldiven sadece bir gösteriş değil.