English-Turkish translations for afford:

olmak · vermek · bulabilmek · parası yetmek · karşılamak · other translations

afford olmak

And, English, we can't afford any mistakes. Not tonight.

Ve, English hiç hata yapamayız bu akşam olamaz.

And, uh, English we can't afford any mistakes not tonight.

Ve şey, English hiçbir hata kaldıramayız bu gece olmaz.

Damn well can't afford it.

Lanet olsun, ona paramız yetmez!

Click to see more example sentences
afford vermek

Jerry gives you affordable fabric, a quality fabric, at affordable prices.

Jerry size bütçenize uygun kumaş verir. Uygun fiyata en kaliteli kumaşı verir.

I can't afford private school.

Özel okula verecek param yok.

afford bulabilmek

I can't even find an affordable place to rent.

Ben kiralamak için bile uygun bir yer bulamıyorum.

afford parası yetmek

Well, you're, like, yogurt, yogurt, yogurt oh, I guess he could only afford yogurt.

Şey, sen, sanki, yoğurt, yoğurt, yoğurt ah, sanırım onun sadece yoğurda parası yeter.

afford karşılamak

Good, because I can't afford it.

Güzel, çünkü karşılayacak param yok.