English-Turkish translations for afternoon:

öğlen, öğle · öğleden sonra · gün · akşam · ikindi · other translations

afternoon öğlen, öğle

Stuff, other stuff happened this afternoon, so We can do it tomorrow, it's not a problem.

Bir şeyler oldu, bu öğleden sonra başka şeyler oldu, bu yüzden yarın yaparız, mesele değil yani.

I had a dream that afternoon.

O öğleden sonra bir rüya gördüm.

Okay. See you there this afternoon.

Tamam, öğleden sonra orada görüşürüz.

Click to see more example sentences
afternoon öğleden sonra

Stuff, other stuff happened this afternoon, so We can do it tomorrow, it's not a problem.

Bir şeyler oldu, bu öğleden sonra başka şeyler oldu, bu yüzden yarın yaparız, mesele değil yani.

I love you in the morning And in the afternoon

Sabah seviyorum seni Ve öğleden sonra seviyorum seni

Or tomorrow afternoon or any afternoon.

Yarın da ve hiçbir öğleden sonra.

Click to see more example sentences
afternoon gün

Good afternoon, ladies and gentlemen, and welcome to the wedding of Laura and Paul.

İyi günler bayanlar ve baylar. Laura ile Paul'un düğününe hoş geldiniz.

Good afternoon, Father.

İyi günler, Peder.

Good afternoon, ladies and gentlemen, and happy Memorial Day.

İyi günler bayanlar ve baylar, hepinize güzel bir Anma Günü dilerim.

Click to see more example sentences
afternoon akşam

Ladies and gentlemen, good afternoon and welcome.

Baylar ve bayanlar, iyi akşamlar ve hoş geldiniz.

Is this ticket only for this afternoon?

Bu bilet sadece bu akşam için mi?

Good afternoon, Mr. Reid.

İyi akşamlar, Bay Reid.

Click to see more example sentences
afternoon ikindi

Not two weeks, But let's say an afternoon.

İki hafta değil ama. Bir öğleden sonra diyelim.

Before first sleep, second sleep, morning, afternoon, and night again.

İlk uykudan ve ikinci uykudan önce. Sabah, öğleden sonra ve gece yeniden.

It's two o'clock in the afternoon, must be very short days here.

Öğleden sonra saat iki şu anda, günler çok kısa olmalı.

Click to see more example sentences