English-Turkish translations for against:

karşı karşıya, karşısında, karşı · aykırı · aleyh, aleyhinde · -e doğru · aleyhte · aleyhinde olmak · muhalif · other translations

against karşı karşıya, karşısında, karşı

We're in this together you and me against the world, right?

Bu işte beraberiz. Sen ve ben dünyaya karşı, değil mi?

You're either with us or against us!

Ya bizimlesin ya da bize karşı!

I don't know what evidence there is against the boy, but surely

Çocuğa karşı elinizde ne kanıt var bilmiyorum ama eminim ki

Click to see more example sentences
against aykırı

This isn't a game, it's illegal Against the law?

Bu bir oyun değil, bu illegal Yasalara aykırı?

That's against the law, right?

Bu yasalara aykırı, değil mi? Doğru.

It's just against the rules.

Sadece bu kurallara aykırı.

Click to see more example sentences
against aleyh, aleyhinde

Look, there's no real evidence against you.

Bak, aleyhinde gerçek bir delil yok.

Do you have proof against Louie?

Louie aleyhine kanıtın var mı?

Well, Gale and Donnelly both testified against Perez in court.

Gale ve Donnelly mahkemede Perez aleyhine ifade verdi.

Click to see more example sentences
against -e doğru

Right, as you know, you got no chance against him.

Doğru, senin de bildiğin gibi ona karşı hiç şansın yok.

It's about direct physical threats against you and Erika.

Bu doğrudan sana ve Erikaya'ya karşı fiziksel bir tehdit.

Either you're with Vic Mackey, or you're against him, right?

Ya Vic Mackey ile berabersindir ya da onun karşısında, doğru mu?

Click to see more example sentences
against aleyhte

In my own Rockbridge County, only one person voted against leaving the Union.

Benim bölgem olan Rockbridge'de sadece bir kişi aleyhte oy vermiştir.

against aleyhinde olmak

I think you were in an explosion, and a piece of someone's skull got lodged against your spine.

Ben bir patlama olduğunu düşünüyorum, ve birinin kafatası parçası omurganızın aleyhine var.

against muhalif

One dissident against Rome?

Roma'ya karşı tek bir muhalif.