English-Turkish translations for agency:

ajans · teşkilat · istihbarat · büro · · ajan · daire · acente · servis · kuruluş · acentelik · other translations

agency ajans

A new family, a new agency, has to be exciting.

Yeni bir aile, yeni bir ajans Heyecanlı olmalı.

If it was a serious agency, you'd have some sort of contract

Eğer ciddi bir ajans olsaydı, bir çeşit sözleşme yapmış olurdun.

And maybe this isn't the right agency for you.

Belki de burası sizin için uygun ajans değil.

Click to see more example sentences
agency teşkilat

Agent Smith, central Intelligence Agency.

Ajan Smith, Merkezi İstihbarat Teşkilatı.

We're not a big agency.

Büyük bir teşkilat değiliz.

Carl Dayton, National Security Agency.

Carl Dayton, Ulusal Güvenlik Teşkilatı.

Click to see more example sentences
agency istihbarat

Agent Smith, central Intelligence Agency.

Ajan Smith, Merkezi İstihbarat Teşkilatı.

I'm connected with the Defense Intelligence Agency.

Ben bağlı olduğum Savunma ile İstihbarat Ajansı.

It's addressed to an unnamed foreign intelligence agency to arrange a meeting in the next month and a half.

Bu hitaben's isimsiz bir yabancı istihbarat ajansı Bir toplantı düzenlemek için yarım gelecek ay içinde.

Click to see more example sentences
agency büro

I'm just helping out a local agency.

Sadece yerel bir büroya yardım ediyorum.

The agency may have found us a birth mother.

Büro, bize bir doğum annesi bulmuş olabilir.

Luke Detective Agency,

Luke Dedektif Bürosu.

Click to see more example sentences
agency

We're not an employment agency.

Biz bir bulma bürosu değiliz.

Um, it's like a temp agency.

Geçici işler ajansı gibi bir şey.

Cos the agency offered me this contract with HC Clements.

Ajans, HC Clements'de bana bu işi teklif etmişti.

Click to see more example sentences
agency ajan

I'm Agent Bellamy with the Immigration and Customs Enforcement Agency.

Ben Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumundan Ajan Bellamy.

Agent Smith, central Intelligence Agency.

Ajan Smith, Merkezi İstihbarat Teşkilatı.

An old Agency buddy of mine called me last night.

Eski bir ajan arkadaşım beni dün gece aradı.

Click to see more example sentences
agency daire

I represent a federal agency that's investigating a very serious crime.

Çok ciddi bir suçu soruşturan federal bir daireyi temsil ediyorum.

This is a government agency.

Burası bir devlet dairesi.

The Defense Advanced Research Projects Agency.

İleri Savunma Araştırma Projeleri Dairesi.

Click to see more example sentences
agency acente

That's the travel agency where you bought a plane ticket for Helen.

Bu seyahat acentesi olduğunu Helen için bir uçak bileti aldım nerede.

The travel agency?

Seyahat acentesi mi?

It's an agency downtown.

Şehir merkezinde bir acente.

Click to see more example sentences
agency servis

The Agency's got a local safe house.

Gizli servise ait yerel bir güvenli ev var.

Roca, Defense Intelligence Agency.

Roca, Savunma İstihbarat Servisi.

Oksana is the agency's best.

Oksana Gizli Servis'in en iyisi.

Click to see more example sentences
agency kuruluş

So much for inter-agency cooperation.

Kuruluşlar arası işbirliği için çok fazla.

Federal agencies, financial institutions, private businesses

Federal ajanslar, mali kuruluşlar, özel işletmeler

agency acentelik

Then call the Max Minner Insurance Agency.

O halde, Max Minner Sigorta Acenteliği'ni arayın.