English-Turkish translations for agony:

ıstırap · acı çekme · ızdırap · other translations

agony ıstırap

But then the real agony starts.

Ama gerçek ıstırap o zaman başlayacak.

Even the slightest whisper caused me agony.

En ufak bir fısıltı bile bana ıstırap veriyordu.

The agony isn't yours. it's mine.

Bu ıstırap senin değil, benim.

Click to see more example sentences
agony acı çekme

My mother died in agony.

Annem acı çekerek öldü.

He's in agony. Please.

Çok acı çekiyor, lütfen.

She's in agony.

Kadın acı çekiyor.

agony ızdırap

It's agony for him because he is a great actor that wants to be a film star.

Bu onun için bir ızdırap çünkü kendisi bir film yıldızı olmak isteyen iyi bir aktör.

This? This is complete agony!

Bu ise tamamen ızdırap!

Great suffering, agony, evil.

Büyük acı, ızdırap, kötülük.