English-Turkish translations for ahead:

ön, önce, önde, önceden, önünde · ileriye, ileri, ileride · ilerde · başta · karşı · ileri doğru · other translations

ahead ön, önce, önde, önceden, önünde

You have a wife, a son, and your life ahead of you and you're wasting your time here like a fool!

Bir karın, bir oğlun ve önünde yaşanacak bir hayatın var ama sen bir aptal gibi zamanını burada harcıyorsun!

Maybe with everything that lies ahead of us, perhaps it's for the best.

Belki önümüzde yatıyor her şeyi ile, belki de en iyisi için.

There's something up ahead.

Önümüzde bir şey var.

Click to see more example sentences
ahead ileriye, ileri, ileride

You guys, look, there's something up ahead.

Millet, bakın. İleride bir şey var.

Yes, but ahead there is only darkness and evil.

Evet, ama ileride sadece karanlık ve kötülük var.

And now straight ahead.

Ve şimdi düz şekilde ileri.

Click to see more example sentences
ahead ilerde

We've got a great young team with a bright future ahead of us.

Önümüzde çok parlak bir gelecek ile müthiş bir genç takımımız var.

So if I had gone ahead with the surgery,

Ben önde gitti Yani eğer Ameliyat ile,

The guy said there's another motel ahead.

Adam ilerde bir otel daha var dedi.

Click to see more example sentences
ahead başta

Go ahead kill me if you want... .but before you do, please forgive me.

Başla beni öldür, eğer istersen... .Ama yapmadan önce lütfen beni affet.

You go ahead and start, I'll check it out.

Sen git başla ben onu kontrol ederim.

Go ahead and be funny.

Başla ve komik ol.

Click to see more example sentences
ahead karşı

Walk fast and look straight ahead.

Hızlı yürü ve direk karşıya bak.

Just look straight ahead, please.

Karşıya doğru bakın lütfen.

Nell, look straight ahead, please.

Nell, direk karşıya bak lütfen.

Click to see more example sentences
ahead ileri doğru

Now go straight ahead.

Şimdi, doğruca ileri yürü!

Look straight ahead.

İleri doğru bak.

Preeti has sprinted ahead.

Preeti ileriye doğru hızlandı.