English-Turkish translations for alibi:

mazeret · bahane · gerekçe · özür · other translations

alibi mazeret

Yeah, and that is the worst alibi ever, which, in my experience, sometimes means that it's true.

Evet, ve bu hiç kötü mazeret olduğu, hangi, Benim deneyim, bazen doğru olduğu anlamına gelir.

Our main suspect was a man called Lee Ashworth, but he had a solid alibi.

Baş şüphelimiz Lee Ashworth denen bir adamdı ama sağlam bir mazereti vardı.

Interesting theory, but we have interviewed all of those crazed fans, and they all have alibis.

İlginç bir teori ama tüm o deli hayanlar ile görüştük ve hepsinin de mazereti var.

Click to see more example sentences
alibi bahane

That's just an alibi Big girls don't cry

Bu sadece bir bahane Büyük kızlar ağlamaz

Graduation is a perfect alibi.

Mezuniyet mükemmel bir bahane.

Wrong country, good alibi.

Yanlış ülke, iyi bahane.

Click to see more example sentences
alibi gerekçe

And it comes with a very good alibi.

Ve çok iyi bir gerekçe ile gelir.

That is a good alibi.

Bu güzel bir gerekçe.

Alibis, motives, witness statements.

Mazeret, gerekçe, tanık ifadeleri.

Click to see more example sentences
alibi özür

A baseball bat and an alibi?

Beyzbol sopası ve bir özür?

Kindly accept my apologies, monsieur. Incidentally I accept your alibi

Lütfen özürlerimi kabul edin Mösyö, çünkü tanığınızı kabul ediyorum.

Cemetery? Call me for your lover's lover's alibi

Mezarlık mı? § Ara beni sevgilinin sevgilisinin özürü için §