English-Turkish translations for alley:

sokak · dar sokak · yol · geçit · ara yol · other translations

alley sokak

But the truth is, no one knows what happened in that alley except for Hopkins and Timothy Brown.

Ama gerçek şu ki Hopkins ve Timothy Brown dışında kimse ara sokakta neler olduğunu bilmiyor.

There's an alley behind these houses.

Bu evlerin arkasında bir sokak var.

Then maybe it's you lying in that alley.

O zaman belki o sokakta yatan sen olurdun.

Click to see more example sentences
alley dar sokak

There's an alley behind the station.

İstasyonun arkasında dar bir sokak var.

There is an alley running behind the whole block.

Tüm bloğun arkasında dar bir sokak var.

There's an alley behind the hotel.

Otelin arkasında dar bir sokak var.

Click to see more example sentences
alley yol

It's an angle of the street, a sort of alley.

Caddeden bir bakış açısı, bir çeşit ara yol.

There's an alley behind the store.

Dükkanın arkasında bir ara yol var.

There's a fountain in Fong's alley, Chinatown.

Çin mahallesinde, Fong ara yolunda bir çeşme var.

Click to see more example sentences
alley geçit

We got nothing. Still no movement in the alley.

Bir şey yok, geçitte bir hareket yok.

There's an alley behind the house.

Evin arkasında bir geçit var.

Search every house, every alley, every damn shed.

Her evi, her geçidi, her lanet kulübeyi arayın.

Click to see more example sentences
alley ara yol

It's an angle of the street, a sort of alley.

Caddeden bir bakış açısı, bir çeşit ara yol.

There's an alley behind the store.

Dükkanın arkasında bir ara yol var.

There's a fountain in Fong's alley, Chinatown.

Çin mahallesinde, Fong ara yolunda bir çeşme var.