English-Turkish translations for allure:

çekme, çekmek · cazibe · çekicilik · other translations

allure çekme, çekmek

There's something alluring about an angel drawn to the dark side. Or a devil redeemed.

Bir meleği karanlık tarafa sürüklemenin çekici bir tarafı vardır ya da bir şeytan salınmıştır.

It's not very alluring, though, is it?

Bu çok çekici değil gerçi değil mi?

I find you a very alluring woman.

Sana çok çekici bir kadın buldum.

Click to see more example sentences
allure cazibe

Well, you've got that allure, Laura Pehlke. That allure!

Pekala, sende o cazibe var, Laura Pehlke.İşte bu cazibedir!

Well, you've got that allure, Laura Pehlke.

Pekâlâ, sende o cazibe var, Laura Pehlke.

Even her name possesses a mysterious allure.

Adı bile esrarengiz bir cazibe taşıyor.

Click to see more example sentences
allure çekicilik

Mesmerising and alluring

Şaşırtıcılık ve çekicilik