English-Turkish translations for ally:

birleşmek, birleştirmek · müttefik · dost · arkadaş · yandaş · other translations

ally birleşmek, birleştirmek

There is a problem here right now, Allie, but it's gonna be all right.

Allie, burada şu an bir sorun var ama her şey yoluna girecek.

Worf I have always considered you a friend and an ally.

Worf, seni her zaman bir dost ve müttefik olarak gördüm.

You're a good boy, Ally.

Sen iyi bir çocuksun, Ally.

Click to see more example sentences
ally müttefik

He is a good man of the old religion and an important ally.

O iyi bir adam eski dine inanıyor ve önemli bir müttefik.

But this was a huge gamble because the Allies could turn back and counter attack.

Ama bu çok büyük bir kumardı çünkü müttefikler geri dönebilir ve karşı saldırıya geçebilirlerdi.

The army is a powerful ally.

Ordu çok güçlü bir müttefik.

Click to see more example sentences
ally dost

Worf I have always considered you a friend and an ally.

Worf, seni her zaman bir dost ve müttefik olarak gördüm.

As an ally, as an enemy and always as a friend.

Müttefik olarak, düşman olarak ve daima bir dost olarak.

I think you and I can become great allies, Dr. Gallagher.

Bence sen ve ben harika dostlar olabiliriz Doktor Gallagher.

Click to see more example sentences
ally arkadaş

This is Daddy's friend, Ally.

Bu, babanın arkadaşı Ally.

Come on, Ally, we're just Friends?

Yapma Ally, biz sadece Arkadaş mısınız?

Unfortunately, it was another natural disaster my mom's BFF Ally.

Maalesef, bu başka bir doğal afetti annemin en iyi arkadaşı, Ally.

Click to see more example sentences
ally yandaş

You've got yourself an ally.

Kendine bir yandaş buldun.

After a long protracted battle, was I finally forging an ally?

Uzun bir mücadeleden sonra sonunda bir yandaş kazandım?

Former ally, eh?

Eski yandaş mı?