English-Turkish translations for alone:

yalnızca, yalnız · tek · tek başına · sadece · yalnız başına · kimsesiz · ancak · sırf · other translations

alone yalnızca, yalnız

You know what, right now, more than anything, I just need a quiet night alone.

Ne var biliyor musun? Şu anda, her şeyden fazla ihtiyacım olan şey sessiz ve yalnız bir gece.

Don't ever leave me alone again.

Bir daha beni sakın yalnız bırakma.

You want to be alone tonight?

Bu gece yalnız olmak istiyorsun?

Click to see more example sentences
alone tek

What's a pretty girl like you doing out here All alone?

Senin gibi güzel bir kız tek başına ne yapıyor?

I think he's alone.

Sanırım bir tek o var.

No, not alone, let's go together.

Tek başına olmaz. Birlikte gidelim.

Click to see more example sentences
alone tek başına

What's a pretty girl like you doing out here All alone?

Senin gibi güzel bir kız tek başına ne yapıyor?

Tell me why you're drinking alone, and I'll tell you anything you want.

Neden tek başına içtiğini söyle ve ben de sana istediğini söyleyeyim.

No, not alone, let's go together.

Tek başına olmaz. Birlikte gidelim.

Click to see more example sentences
alone sadece

Nothing Mom, everything is fine, just leave me alone right now please.

Hiçbir şey anne, her şey yolunda. Sadece biraz rahat bırak lütfen.

Just leave us alone.

Sadece bizi yalnız bırak.

Please, can't you just leave me alone?

Lütfen, beni sadece yalnız bırakabilir misiniz?

Click to see more example sentences
alone yalnız başına

Hey. What are you doing here alone?

Hey burada yalnız başına ne yapıyorsun?

There's a room and I sit there alone, always alone.

Bir oda var orada tek başıma oturuyorum. Her zaman yalnız.

I just need some alone time first.

Önce biraz yalnız başına kalmak istiyorum.

Click to see more example sentences
alone kimsesiz

'Cause nobody, but nobody Can make it out here alone

Çünkü kimse, ama hiç kimse Yalnız yapamaz dünyada

Nobody, but nobody Can make it out here alone

Kimse, ama hiç kimse Yalnız yapamaz dünyada

Nobody does anything alone.

Kimse yalnız bir şey yapmıyor.

Click to see more example sentences
alone ancak

You know what, right now, more than anything, I just need a quiet night alone.

Ne var biliyor musun? Şu anda, her şeyden fazla ihtiyacım olan şey sessiz ve yalnız bir gece.

And plus, I'm I'm actually really happy being alone right now.

Ve artı, ben şu anda yalnız olmaktan gerçekten çok mutluyum.

Are you alone right now?

Şu anda yalnız mısın?

Click to see more example sentences
alone sırf

Ladya's all alone out there

Sırf Ladya kaldı orada.