English-Turkish translations for along:

birlikte · boyunca · yanına, yanında · beraberinde · süresince · ileriye, ileri · other translations

along birlikte

A week later, the other guy disappeared, along with his wife, his parents, his children, and his brother.

Bir hafta sonra diğer adam ortadan kayboldu karısı, ailesi, çocukları ve erkek kardeşi ile birlikte.

And Jack Stevens is already a very busy man, along with many others.

Evet. Ve Jack Stevens zaten meşgul bir adam, birçoğuyla birlikte.

Along with her old things.

Onun eski şeylerle birlikte.

Click to see more example sentences
along boyunca

How will everybody get along without you for a long, long year?

Herkes sensiz ne yapacak uzun, uzun bir yıl boyunca?

Oh, thanks for bringing me along.

Teşekkürler Beni boyunca getirdiğin için.

It's moving, it's moving along this wall.

Hareket ediyor, Şu duvar boyunca hareket ediyor.

Click to see more example sentences
along yanına, yanında

I have the FBl suspect in custody along with one adult female and one child.

FBI şüphelisi, gözetimim altında yanında yetişkin bir kadın ve bir çocuk var.

Hey, I brought along an old friend.

Hey. Yanımda eski bir arkadaşı getirdim.

Oh, come along, Arthur.

Oh, hadi yanıma gel Arthur.

Click to see more example sentences
along beraberinde

Guess that got left behind along with the food and water.

Sanırım o da yiyecek ve su ile beraber geride kaldı.

My father died along with her.

Babam da onunla beraber öldü.

Yeah, along with the girlfriend.

Evet, kız arkadaşıyla beraber.

Click to see more example sentences
along süresince

Maybe that's been your problem all along.

Belki uzun süredir bu problemin var.

Drive along that.

Yol boyunca sür.

along ileriye, ileri

Just continue forward along the hull.

Sadece ileri ve kabuk boyunca devam et.

And life flows along

Ve yaşam ileriye akar