English-Turkish translations for also:

de · da · ayrıca · aynı zamanda · hem · hem de · yine · üstelik · dahi · other translations

also de

Just, there's also something very different about the money coming in.

Ama gelecek olan para ile ilgili de çok farklı bir şey var.

But there's also a million dollars which have disappeared.

Ama bir de ortadan kaybolan bir milyon dolar var.

I don't want to marry you because my heart also belongs to another.

Seninle evlenmek istemiyorum, çünkü benim de kalbim bir başkasına ait.

Click to see more example sentences
also da

And tomorrow will be a long day also.

Ve yarın da uzun bir gün olacak.

There's also people like me.

Benim gibi olan insanlar da var.

There's also some money.

Biraz para da olacak.

Click to see more example sentences
also ayrıca

I've also thought about things and I've got important things to tell you.

Ayrıca biraz düşündüm ve sana söylemem gereken önemli şeyler var.

Also, I think, some good news.

Ayrıca sanırım bazı iyi haberler.

But also because he's dead.

Ayrıca ölü olduğu için.

Click to see more example sentences
also aynı zamanda

Look, I know sometimes it'll be hard, okay but it'll also be really, really great.

Bak, biliyorum, bazen zor olacak, tamam. Ama aynı zamanda gerçekten, gerçekten harika olacak.

But it's also true.

Ama aynı zamanda doğru.

This is a tragedy, but this is also an oportunity to radically reform the Education System".

Bu bir trajedi, ama aynı zamanda eğitim sisteminin radikal olarak değişmesi için bir fırsattır.

Click to see more example sentences
also hem

Like a woman, but also like a little girl.

Kadın gibi, hem de küçük bir kız gibi.

Also it's not so far away.

Hem o kadar da uzakta değil.

There was also the crazy doctor!

Hem çılgın doktor da vardı!

Click to see more example sentences
also hem de

Like a woman, but also like a little girl.

Kadın gibi, hem de küçük bir kız gibi.

Also very nice people.

Hem de çok iyi insanlar.

Yi Soo is a good woman and also a good person.

Yi Soo hem iyi bir kadın hem de iyi bir insan.

Click to see more example sentences
also yine

But it's also nothing special.

Yine de özel bir şey değil.

But it's also happeninG.

Ama yine de bu oluyor.

'Cause your dad's a jerk, but he's also right.

Çünkü baban bir pislik, ama yine de haklı.

Click to see more example sentences
also üstelik

Also, you and the girl were never here today.

Üstelik sen ve kız, bugün burada değildi!

Also, he knows too much.

Üstelik çok şey biliyor.

Also, He's so small,

Üstelik o daha çok küçük.

Click to see more example sentences
also dahi

Your dad's also a genius.

Aynı zamanda baban da dahi.

He is genius! Also my nephew!

O bir dahi ve benim yeğenim!

I am also involved in this.

Bu işe ben de dahilim.

Click to see more example sentences