English-Turkish translations for altar:

sunak · altar · mihrap · other translations

altar sunak

It's like drinking altar wine.

Şey gibi, sunak şarabı içmek gibi.

It's an altar.

Bu bir sunak.

It's food for the altar.

O yemekler sunak için.

Click to see more example sentences
altar altar

Look around you, Altar Keane. What do you see in there, a bedroom or a morgue?

Etrafına bir bak, Altar Keane. orada ne görüyorsun, bir yatak odası mı, bir morg mu?

I remember seeing a cross and an altar.

Bir haç ve bir Altar gördüğümü hatırlıyorum.

Kansas Pacific Railroad the Altar Keane.

Kansas Pacific Demir yolları Altar Keane.

Click to see more example sentences
altar mihrap

You dumped Shelly at the altar, and now you can never forgive yourself.

Shelly mihrapta terk ettin ve şimdi sen kendini hiç affetmiyorsun.

Isn't this the same Barry who you left at the altar?

Bu seni mihrapta terk eden Barry ile aynı kişi değil mi?

Light a candle at the Holy Virgin's altar for the Lord's servant Sofia Nikolayevna

Işık bir mum Kutsal Meryem'in mihrabında Tanrı'nın hizmetkarı için Sofia Nikolayevna

Click to see more example sentences