English-Turkish translations for although:

gerçi · rağmen · da · ancak · karşın, -e karşın · her ne kadar · bununla birlikte · other translations

although gerçi

Although, actually, there's a little something I'd like to show you first.

Gerçi, aslında, sana göstermek istediğim küçük bir şey var önce.

Although that's not my real name.

Gerçi bu gerçek adım değil.

Oh, although technically, I guess it's afternoon.

Gerçi teknik olarak öğlen oldu sanırım.

Click to see more example sentences
although rağmen

Although, this is a new network for me it's wonderful to see so many familiar faces.

Bu benim için çok yeni bir yayın olmasına rağmen birçok tanıdık yüz görmek benim için muhteşem.

Although, I'm sure that's not his real name.

Rağmen, onun gerçek adı değil emin duyuyorum.

Although, there is one other person who knows.

Bilen bir başka kişi daha olmasına rağmen.

Click to see more example sentences
although da

See, although the flowers are beautiful and the salad dressing is great, we're not married,

Çiçekler çok güzel ve salata sosu bir harika olsa da, biz evli değiliz.

Although it won't take more than two or three hours.

Yine de iki ya da üç saatten fazla sürmez.

Although now I'm not so sure.

Ama şimdi o kadar da emin değilim.

Click to see more example sentences
although ancak

Your Majesty, although I am so touched, and flattered, I cannot accept this ring.

Majesteleri, çok etkilendim ve gururum okşandı, ancak bu yüzüğü kabul edemem.

Although, of course, the young people, yeah.

Ancak, tabii ki, genç insanlar, evet

Although you chose a strange way to show it.

Ancak bunu göstermek için garip bir yol seçtin.

Click to see more example sentences
although karşın, -e karşın

Although your son is as fat as a pig

Buna karşın, oğlunuz bir domuz kadar şişman

Although it's not winter Nor is it summer

Mevsim ne kış ne de yaz olmasına karşın

Although seriously wounded. Officer Frank Frederickson escaped and identified this man.

Memur Frank Frederickson, ağır yaralı olmasına karşın kurtuldu ve suçluyu teşhis etti.

Click to see more example sentences
although her ne kadar

Although his feelings for Anna were undeniable his feelings for Polina were slightly more undeniable.

Her ne kadar Anna için duyguları reddedilmez olsa da Polina için duyguları biraz daha reddedilmezdi.

Although it might feeI good.

Her ne kadar iyi hissettirse de.

although bununla birlikte

Although, sometimes it's worth it.

Bununla birlikte bazen buna değer.