English-Turkish translations for amaze:

şaşırtmak · hayret verici · hayrete düşürmek · garip · hayret ettirmek · other translations

amaze şaşırtmak

A month ago, she wrote to me to come right away because a most amazing thing had happened.

Bir ay önce, bana hemen gel diye yazdı; çünkü çok şaşırtıcı bir şey olmuştu.

My, God, that is amazing.

Aman tanrım bu çok şaşırtıcı.

That's really, really amazing.

Bu gerçekten, gerçekten şaşırtıcıydı.

Click to see more example sentences
amaze hayret verici

Yes, that's all correct and rather amazing.

Evet, hepsi doğru ve oldukça hayret verici.

You're an amazing young man, Clark.

Hayret verici bir gençsin Clark.

Lizzie is an amazing woman, Zack.

Lizzie hayret verici bir kadın Zack.

Click to see more example sentences
amaze hayrete düşürmek

Never ceases to amaze me; you're like a telepathic radar.

Duruş beni asla hayrete düşürmez, telepatik bir radar gibisin.

He amazes and astonishes me, my old pal.

Eski dostum beni şaşırtıyor ve hayrete düşürüyor.

I'm shocked and amazed.

Şaşırdım ve hayrete düştüm.

Click to see more example sentences
amaze garip

You know, this is an amazing place.

Biliyor musunuz, burası çok garip bir yer.

It was an amazing, weird place.

Muhteşem ve garip bir yerdi.

amaze hayret ettirmek

I'm just amazed you weren't hit by a car out there.

Sadece değildi hayret ediyorum Orada bir araba çarptı.

Watch and be amazed.

İzle ve hayret et.