English-Turkish translations for ancient:

eski · antik · çok eski · kadim · antika · eskiden kalma · çağlar · ata · baba · other translations

ancient eski

It's an ancient spaceship buried under Old St. Louis, an artificial intelligence pretending to be a God.

Eski St. Louis'in altında gömülü olan eski bir uzay gemisi. Tanrı olmaya çalışan bir yapay zeka.

This Ancient weapon such an advanced piece of technology.

Bu Eskiler'in silahı, çok ileri bir teknoloji ürünü.

Go, an ancient Japanese game.

Git" eski bir Japon oyunu.

Click to see more example sentences
ancient antik

And of course, according to the ancient astronaut hypothesis, that wasn't God, it wasn't angels.

Ve tabi ki, Antik Astronot Teorisyenlerine göre, bu Tanrı değildi, melekler de değildi,

It's ancient chinese girl.

Ben Antik Çinli kız.

All ancient weapons.

Hepsi antik silahlar.

Click to see more example sentences
ancient çok eski

Buddy, listen, this is an ancient, ancient Chinese game.

Ahbap, dinle. Bu çok çok eski bir Çin oyunu.

This This is an ancient spell.

Bu çok eski bir büyüdür.

This is an ancient pagan symbol, and this is the corporate emblem of Axminster Bell Company.

Bu çok eski bir pagan semboli, ve bu da Axminster Çan Şirketin'nin amblemi.

Click to see more example sentences
ancient kadim

Oh, yeah, it's Ancient.

Oh, evet, bu Kadim.

It is an ancient wound.

Bu kadim bir yara.

It's an Ancient science vessel.

Bir Kadim bilim aracıymış.

Click to see more example sentences
ancient antika

Founded this martial art school and collected old ancient artifacts.

Bu dövüş sanatları okulunu kurdu, eski ve antika eserleri topluyordu.

Juno Skinner, arts and antiquities dealer specializing in ancient Persia.

Juno Skinner, sanat eserleri ve antika satıcısı Eski İran konusunda uzman.

Jeez, this computer is ancient.

Tanrım, bu bilgisayar antika.

Click to see more example sentences
ancient eskiden kalma

Venice is a very old city, very wonderful, ancient city.

Venice çok eski bir şehir, muhteşem, eskiden kalma bir şehir.

A girl of ancient name shall become queen.

Adı eskilerden kalma bir kız kraliçe olacak.

Well, it's ancient Sumerian, Mills.

Bu eski Sümerlerden kalma, Mills.

ancient çağlar

There is an ancient Japanese tradition. Origami.

Eski çağlardan kalan bir Japon geleneği vardır, origami.

St. Elmo's Fire, in ancient times.

St. Elmo'nun Ateşi, antik çağlardan.

ancient ata

You mean ride like them ancient Romans?

Yani, eski Romalılar gibi ata binmeyi mi?

ancient baba

Dad, you're driving on an ancient roman aqueduct.

Baba, tarihi Roma su kemeri üzerinde sürüyorsun.