English-Turkish translations for anguish:

acı · ızdırap · ıstırap · elem · other translations

anguish acı

That pain and anguish caused her to do something quite remarkable.

O acı ve ıstırap fevkalade bir şey yapmasına neden oldu.

Anguish, ecstasy, faith, jealousy, love, hatred life or death.

Acı, coşku, inanç, kıskançlık, aşk, nefret yaşam ya da ölüm.

Believe me, Jerry, somewhere in this hospital the anguished oink of pig-man cries out for help.

İnan bana Jerry, bu hastanede bir yerde domuz-adam acı dolu bir şekile 'oink'liyor.

Click to see more example sentences
anguish ızdırap

My husband will suffer greater pain and greater anguish.

Kocam daha büyük bir acı ve daha büyük bir ızdırap çekecek.

No pain, no anguish, no anxiety. Total euphoria.

Acı yok, ızdırap yok, endişe yok, mutluluktan uçuyorduk.

Fear and trembling come upon me and anguish overwhelms me.

Korku ve titreme saldırıyor üstüme ve ızdırap alt ediyor beni.

Click to see more example sentences
anguish ıstırap

That pain and anguish caused her to do something quite remarkable.

O acı ve ıstırap fevkalade bir şey yapmasına neden oldu.

That caused me great anguish.

Bu bana büyük ıstırap verdi.

It's an anguish from hell.

Cehennemden gelen bir ıstırap.

anguish elem

Give me a break! and mental anguish!

Bir rahat ver! ve manevi elem!