English-Turkish translations for animal:

hayvanlar, hayvan, hayvansal · animal · yaratık · hayvani · yabani hayvan · havyan · other translations

animal hayvanlar, hayvan, hayvansal

Maybe an animal said something to me and I didn't hear it because I wasn't paying attention.

Belki de bir hayvan bana bir şey dedi ve ben duymadım çünkü onu dikkate almıyordum.

And then this thing, this animal Oh, my God!

Ve sonra o şey, o hayvan, Tanrım!

Yeah, he's an animal.

Evet, tam bir hayvan.

Click to see more example sentences
animal animal

Animal, stop it!

Animal, kes şunu!

I'm Animal's court-appointed sponsor

Ben mahkemenin Animal'a atadığı yardımcıyım.

But everything looks like an anime thing.

Her şey anime şeyi gibi duruyor.

Click to see more example sentences
animal yaratık

She's clean, but Hank is a whole different animal.

Kadın temiz, ama Hank tamamen farklı bir yaratık.

Making love like a beast, a wild animal.

Bir yaratık gibi, vahşi bir hayvan gibi sevişmek.

Merry Christmas, you filthy animal.

Mutlu Noeller seni iğrenç yaratık.

Click to see more example sentences
animal hayvani

This is your power animal.

Bu senin hayvani gücün

It's an animal thing.

Bu hayvani bir şey.

I only have animal instincts

Sadece hayvani içgüdülerim var.

Click to see more example sentences
animal yabani hayvan

It's just a wild animal.

O yabani bir hayvan.

Mathias and Delphine are your cousins, not wild animals.

Mathias ve Delphine senin kuzenlerin, yabani hayvan değil.

Yes. A savage animal?

Yabani bir hayvan mı?

Click to see more example sentences
animal havyan

It's such a beautiful animal.

O kadar güzel bir havyan ki.

We're the most unlikely animal friends.

Biz en alışılmadık havyan arkadaşız.

Boris the Animal, Boglodite assassin.

Havyan Boris. Boglodit katil.